gulsehir.org.tr


KURUDERE KAYA ORMANI DOĞAL SİT ALANI

Tarih: 17-12-2017 18:38
1555 Okunma

Bir Nevşehir Türküsü şöyle söyler:

Kayalar Yarılmasın
Söylen Yar Darılmasın
Darılırsa Darılsın
Ellere Sarılmasın

Kapadokya'nın volkanik püskürmeleri sonucunda milyonlarca yılın ardından insanlığa ve bölgemize miras kalan kayalar, türkülere de konu olmuş, yöre halkının zor yaşam koşullarını ezgilerle aktarmasının dayanağını sağlamıştır. Duygularını, sevgiliye serzenişlerini kayaların aracılığıyla duyurmuştur, doğrudan kendisi söylemeye cesaret edemeden aşıklar...

İşte o Kapadokya kayalarından bir alan... Kaya Ormanı sıfatını hak eden ve içinde 400 civarında şapkasız peri bacası barındıran Kurudere...

Nevşehir'in Gülşehir İlçesinde doğal ve bakir kalmış Kurudere mevkisi, 28.11.2017 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak kabul edildi. Nevşehir Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğünce 13.12.2017 tarihinde koruma statüsü ilan edilen Kurudere mevkisi, 700 bin metrekareye yakın alanıyla Gülşehir'in en büyük ikinci doğal sit alanı oldu.

Son kırk yılda insan eliyle ve atmosfer şartlarından olumsuz etkilenen Kurudere Doğal Sit Alanı umarız Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğünün yetkisi ve sorumluluğunda dış etmenlere karşı gelecek kuşaklara ulaşacak direnci kendisinde bulur.

Türkü şöyle devam eder:

Kayalar Kaynağında
Al Kınalar Parmağında
Ben Yarimi Kaybettim
Ürgüp'ün Oymağında

Sarı ve Kahverenginin her tonunu içerisinde barındıran Kapadokya'nın volkanik tüf kayaları güneşin her saati, her dakikasına göre gelen ışıktan etkilenerek anlık boyanır sanki! Işığın açısı onu büyüleyerek bin bir haleye sokar. İşte o yüzden Hristiyanlığın azizleri Kapadokya'da can bulmuş, kayaların halesini çehrelerine almışlar. Cemaatlerini kayaların nuru ile kandırmışlar, böylece kendi inançlarına inandırmışlar.

Güneş ışığı, kayaları zenginliğin rengine doğru yöneltir! Kapadokya'nın zenginliği turizmdir. Bacasız sanayidir turizm... Çevresini kirletmeden, batırıp pisletmeden zenginliğe, refaha açılır kapısı... Kapadokya'da kayanın, doğallığın, tarihin, turizmin kıymetini bilen yerler kalkınmıştır. Kayalar nankör değildir. Bölgenin başka kaynağı olmayınca o verir zenginliği insanlara... Ancak kıymetini bilenlere, ayırdını yapanlara, üzerine titreyenlere... Çünkü o kuş gibidir. Korkutmayacaksın! Ürkütmeyeceksin! Kaçırmayacaksın! Özeneceksin! Sımsıkı sarılıp koruyacaksın! Elinde sevgiyle tutup geleceğe miras olarak bırakacaksın!

Türkünün son kıtası şöyledir:

Kayalar Engin Olsa
Nişanlım Zengin Olsa
Zenginliği Aramam 
O Benim Dengim Olsa

Akşamın son ışıklarında kayaların altın rengine büründüğünü, belki de altınla sıvandığını ya da altınlaştığını göreceksiniz; aynen bu kayaları turizme kazandırdıktan sonra oluşacak zenginleşmenin en son aşamalarında olduğu gibi... 


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç