gulsehir.org.tr


“Köy Enstitüsü” Kuran Gülşehirli

Tarih: 02-10-2020 10:49
412 Okunma
Gülşehir'in unutulmuş değerli evlatlarından biri olan İhsan Can Eti Kıytaloğlu kimdir?
 
 
Merhum hemşehrimizle Ankara'da Gülşehirliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği yönetim kurulunda bulunduğum süreçte tanışmış ve birkaç defa konuşma fırsatını yakalamıştım. O zamanlar derneğin faaliyetleri yoğun şekilde devam ediyordu. Dernek başkanı Av. Mehmet Ali Canlı ile birlikte İhsan Can amcamızla Gülşehir hakkında sohbet ederken, ondaki memleket sevgisini sıcak sözlerle kurduğu cümleleri ifade ediş şeklinden görmüş ve hissetmiştim. Özlemle bahsettiği Gülşehir'in eski hayatlarını gözlerimiz önüne seriyor ve yaşadığı çetin ömrünü bizlere anlatıyordu. İhtiyarlığının son demlerinde tanışmış olmamıza rağmen beyninin ve kalbinin dinçliğini çevresine yayıyordu. Yayınladığımız Gülşehirliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğinin bülteninde birkaç yazısına da yer vermiştik. Eğitimci, yazar ve şair olduğu için kalemine hakim ve aydın bir kişiliği vardı. Özellikle annesi Zekiye hanımı tanıttığı yazısı ve onun şiirleri Gülşehir'in yakın dönem tarihi ve kültür hayatı için önemli bir kazanç olmuştur. Bu yazı ve şiirleri Gülşehirliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği bülteninden alarak sitemizde de yayınlamış idik.
 
Merhum hemşehrimiz İhsan Can Eti Kıytaloğlu'nun kısa yaşam öyküsünü biyografya.com'dan alıntılayarak dikkatlerinize sunuyoruz.
 
Eğitimci, şair ve yazar (D. Nisan 1909 [nüfusta 1912], Gülşehir / Nevşehir – Ö. 2005, Ankara). Eserlerinde Can Eti imzasını da kullandı. Sekiz yaşında anasız babasız kalarak akrabalarına sığınan İhsan Can, küçük yaşta yazdığı şiirlerle, halkın sevgilisi oldu ve Kayseri’deki Türk-Amerikan Darüleytamı’na (Yetimler Yurdu) gönderildi. Kayseri’de işsiz ve sahipsiz aylar geçirdi, parklarda yattı. 1926’da Millî Eğitim Bakanlığının özel izniyle Zincirdere’deki Öğretmen Okuluna girdi. İki yıl sonra bu okul kapatılınca da yürüyerek Konya’ya gitti. Okulda kurdurduğu matbaanın ve okul dergisinin, mezun oluncaya kadar müdürlüğünü yaptı. 1929’da mezun olunca Ankara’ya tayin edildi ise de kendi isteğiyle Kalecik’te öğretmenliğe başladı. Üstün gayretleriyle dikkat çekti ve 1930’da Kalecik İlköğretim Okulu Müdürü oldu. Uygun bir ortam yarattıktan sonra bir köyde yeni bir okulun yapımını başlattı. Okul biter bitmez kırk kadar yatılı çocukla düşündüğü sistemi uygulatmaya başladı. Kendisi de sık sık bizzat işin başında bulunarak deneme halindeki uygulamaları 1936’ya kadar sürdürdü. Hıfzırrahman Raşit Öymen ve Şevket Süreyya Aydemir’le birlikte bu kuruluşa “Köy Enstitüsü” adını verdi. Daha sonra Ankara Üniversitesi DTCF’ye girdi.
 
İhsan Can Eti, 1940 yılında, verem hastalığından hastanelere düştü. On yıldan fazla süren tedavi yıllarında her türlü resmi ve özel işlerini bırakmak zorunda kaldı. Kısmen iyileştikten sonra Ankara’ya dönerek görev istedi. Bazı cazip önerileri sağlığı sebebiyle reddetti. Meslek kuruluşlarında yönetim görevleri aldı. Halk eğitimi için çeşitli kurslar açtı. Bir ara ilkokullar için gazete yayımladı. Bir ortaokulda müdür yardımcılığı ve Türkçe öğretmenliği yaptı. Sağlığının tekrar bozulduğunu görerek 1971’de emekliye ayrıldı. Ankara’nın bir banliyösünde yaptığı bahçeli evinde şiirler yazarak ve doğayla iç içe yaşadı. Çeşitli dergilerde şiir ve yazılar yazdı. Basılı kitaplarının dışında, basılmamış yirmi kadar basıma hazır telif ve çeviri kitapları vardır. 
 
ESERLERİ (Şiir): Düş Gibi (1992), Güz Yaprakları (1995).
 
KAYNAK: Gündüz Aydın / Sevgi Yolu Şairler Antolojisi (2002), Gülşehirli Bir Şair Hanım (www.hakgazetesi.net, 16.9.2015), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, 2007).

YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç