gulsehir.org.tr


-Çocuk, biz bu minareyi "eğmek" için neler çektik!

Tarih: 18-08-2015 21:06
1700 Okunma

Mimar Sinan, Selimiye Camisini yeni bitirmiş, ustaları ve diğer devlet erkanıyla birlikte karşısına geçip muhteşem eserini izlemeye başlamış. O sırada oyun oynayan çocuklardan biri koşarak yanlarına gelmiş ve minarelerden birini gösterek, "Bu minare eğri!" diye bağırmış. 

Mimar Sinan'ın ustaları ve devlet erkanı çocuğun bu densizliğine sinirlenip, "Sen Koca Sinan'dan iyi mi bileceksin, kaybol velet!" diye çıkışmışlar. 

Fakat Mimar Sinan sakince, ustalarına susmalarını işaret etmiş ve minareye bir halat bağlatarak işçilere çektirmeye başlamış. "Düzeldi mi?" diye sormuş çocuğa. Çocuk kendinden emin olarak, "Olmadı, minare hala eğri!" diye ısrar etmiş. 

Bu kez Mimar Sinan, ustaları da çağırarak, "Halata hep beraber asılalım bakalım, ustalar!" demiş. Ustalar, "Ama haşmetlim, hiç halat çekmeyle minare düzelir mi? Hem minare eğri değil ki zaten!" demişler. 

Mimar Sinan öfkelenmiş gibi yaparak ustalarına, "Çocuktan daha mı iyi bileceksiniz?! Minare eğriymiş, düzeltmek boynumuzun borcudur!" demiş. 

Ustalar olup bitene anlam verememişler, ama Mimar Sinan'ın bir bildiği vardır elbet diyerek asılmışlar halata. Ikına sıkına, terden sırılsıklam olana kadar asılmışlar. Mimar Sinan, neden sonra çocuğa dönerek tekrar sormuş, "Şimdi oldu mu evlat?" Çocuk minareye bakarak, "Hah, tamam, şimdi oldu!" demiş ve çekip gitmiş. 

Ustalar ve diğer devlet erkanı Mimar Sinan'a sormuşlar: "Haşmetlim, ne ettiniz siz? Hiç halat çekmeyle minare düzelir mi? Minare zaten eğik değil ki!" Mimar Sinan cevap vermiş: "Bu ustalık eserimi 'eğik minareli cami' olarak adlandırmak istemem. Çocuk minareyi eğik gibi görmüş. O çocuğu bu şekilde ikna ederek asırlar sürecek bir söylentiyi engellemiş oldum." 

Mimar Sinan'ın ustalık eserim dediği, yüzyılların mimari şaheseri Selimiye Caminin özelliklerini wikipedi'den kısaca hatırlayalım: Selimiye Cami, Osmanlı padişahı II. Selim'in Mimar Sinan'a Edirne'de yaptırdığı camidir. Mimar Sinan'ın 90 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" dediği Selimiye Cami, Mimar Sinan'ın ve Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerinden biridir.

Caminin kapısındaki kitabeye göre yapımına 1568 yılında başlanmıştır. Caminin 27 Kasım 1574 Cuma günü açılması planlanmışsa da ancak II. Selim'in ölümünün ardından 14 Mart 1575'te ibadete açılmıştır.

2000 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesine dahil edilen Selimiye Cami ve Külliyesi, 2011'de Dünya Mirası olarak tescil edilmiştir.

Bir tepe üzerinde bulunan Selimiye'de, daha önce hiçbir camide ya da antik çağ tapınağında görülmemiş bir teknik kullanılmıştır. Daha önceki kubbeli yapılarda, asıl kubbe kademeli yarım kubbelerin üzerinde yükselmesine rağmen, Selimiye Cami 43,25 metre yüksekliğinde, 31,25 metre çapında ve 8 sütuna dayanan bir kasnak üzerine oturtulan tek kubbe ile örtülmüştür. Mimar Sinan, bu şekilde örttüğü iç mekana verdiği genişlik ve ferahlıkla birlikte mekanın bir kerede kolayca anlaşılmasını sağlamıştır. 

Selimiye Caminin dört köşesinde bulunan her biri özel üç şerefeli 3,80 metre çapındaki minareler 70,89 metre yüksekliğindedir. Minarelerin alem dahil yükseklikleri 85 metredir. Cümle kapısının iki yanındaki minarelerin şerefelerine üç ayrı yoldan çıkılır. Diğer iki minare tek merdivenlidir. Öndeki iki minarenin taş oymaları çukur, ortadaki minarelerin oymaları ise kabarıktır. Minarelerin kubbeye yakın olması, camiyi göğe doğru uzanıyormuş gibi gösterir. 

Selimiye Caminin mermer, çini ve hat işçilikleri de çok önemlidir. Yapının içi İznik çinileriyle süslüdür. Büyük kubbenin tam altındaki hünkar mahfili 12 mermer sütunludur ve 2 metre yüksekliktedir. Çinilerin bir kısmı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşında, Rus generali Mihail Skobelev tarafından sökülerek Moskova'ya götürülmüştür.
Yapının kuzeye, güneye ve avluya açılan 3 kapısı vardır. İç avlu, revaklar ve kubbelerle süslüdür. Avlunun ortasında mermerden özenle işlenmiş bir şadırvan vardır. Dış avluda bulunan sıbyan mektebi, darülkurra, darülhadis, medrese ve imaret ile birlikte cami bir külliyeyi oluşturur. Geçmişte cami meşalelerle aydınlatılmakta olduğundan, meşalelerden çıkan is, hava akımı oluşturmak üzere özel olarak yapılan bir delikten dışarı çıkmaktaydı.

Selimiye Caminin müezzin mahfilinin mermer ayaklarından birinin altında ters bir lale motifi bulunmaktadır. Rivayete göre, caminin yapılacağı arsa üzerinde bir lale bahçesi bulunmaktaydı. Bu arsanın sahibi, başlarda arsasının satılmasını istememişti. En sonunda, Mimar Sinan'dan camide bir lale motifi olmasını şart koşarak arsasını satmıştı. Mimar Sinan da lale motifini ters olarak yapmış. Lale motifi, bu arsada bir lale bahçesi olduğunu, ters olması ise sahibinin tersliğini temsil etmekteymiş.

İşte Mimar Sinan'ın ustalık eseri ve mimari şaheser Selimiye Cami yüzyıllardır heybetiyle, ihtişamıyla yaşayarak günümüze kadar gelmiş. Bir Mimar Sinan'ın eserlerine bakıyoruz, bir de günümüzde tamamlanmış olduğu halde hala "inşaat görünümlü" şaheserlere (!) bakıyoruz: Diyecek birşey bulamıyoruz.

Çünkü bir Mimar Sinan'ın şaheserinin, rasathane görünümlü bir ucube ile kıyaslandığını kulaklarımız duyunca küçük dilimizi yutuyoruz. 


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç