gulsehir.org.tr


ANADOLU KAPLANI MİTHRİDATES (7)

Tarih: 15-10-2019 16:24
535 Okunma

İki ordu meydan savaşına uygun olmayan bu mevkide haftalarca beklerler. Birkaç küçük çarpışma hariç birbirlerini kollayıp dururlar. Ancak bu bekleyiş Pontus ordusunun aleyhine olur. Çünkü Romalılar erzakını Kapadokya’dan getirtirler, ama Pontuslular için böyle bir şans yoktur. Bütün memleketleri istila altında ve mahvolmuştur. Romalıların erzak kafilelerine saldırıp erzak ele geçirmeye çalışırlar. Romalılar ise erzak kafilelerini daha sıkı önlemler ile korumaya başlarlar. Yine böyle bir girişimde Mithridates’in süvari kıtasının yarısı olan 2 bin seçme süvari, erzak kafilesini koruyan Romalıların 5 bin seçme süvarisine çaresizlikten hücum eder. Ne yazık ki sadece iki asker sağ kalır. Onlar Mithridates’e, o sırada bulunduğu Kabira’da kötü haberi getirir. Bunun üzerine Mithridates, mevzideki orduya ertesi gün güneydoğuya doğru Kelkit’in ötesine çekilme emrini gönderir. Düşmana sızmaması için gizli tutulan bu emir, kral dostlarına ve yüksek komutanlara bildirilmiştir. Ancak onlar ihtiyatsızlık yapıp, eşyalarını geceden toplatıp yola çıkarmaya çalışırlar. Arabaların yükletilip yola çıkarılması sırasında uşakların gürültü ve seslerinden uyanan askerler baskına uğradıklarını sanıp çadırlarından fırlarlar. Arabaların gittiklerini görünce, komutanların kaçtıklarına hükmedip feryadı basarlar. Bütün ordugah ayaklanır ve büyük bir kargaşa çıkar. Galeyana gelen askerler arabalardaki eşyaları yağma ederler. Taxil, Diofantos ve diğer komutanlar paniği önlemeye çalışırlar. Ama coşmuş insan selini durdurmak mümkün olmaz. Dalgalanan insan selinin içinde sürüklenen Taxil ve Diofantos canlarını kurtarmak için firar ederler. Başsız Pontus ordusu sabaha kadar durulmaz. Kral Mithridates, ordusunda kargaşalık çıktığını Kabira’da öğrenir. Ordusunun dağılıp iş işten geçtiğini anlayan kral, Romalıların eline esir düşmemek için Kabira’dan Komana’ya doğru yola çıkar.

Lucullus, Pontus ordusunda baş gösteren kargaşayı sabah öğrenir öğrenmez hücuma geçer. Başı bozuk Pontus ordusu mukavemet edemez. Fakat Roma askerleri dağılan Pontus karargahındaki servetleri ve kadınları görünce savaşı unutup yağmaya dalarlar. Böylece Pontus askerleri çil yavrusu gibi kaçıp canlarını kurtarırlar.

Mithridates, Komana’ya gelince ilk iş olarak hadım Bakkhides’e, savaş başlarken Farnakia kalesine gönderdiği ailesinin düşman eline geçmemesi için ortadan kaldırma görevi vermiştir. Bakkhides, görevini yerine getirmek için Farnakia kalesine gider. Kralın emrini ailesine bildirir. Mithridates’in iki kız kardeşinden Roksana idam haberini lanetle, Statira teşekkürle karşılar. Odalık Khioslu Berenike ise gönüllü olarak annesiyle birlikte zehir kupasını paylaşır. Anne hemen ölürken kızı kıvranarak can çekişir. Bakkhides, fazla acı çektirmemek için onu kendisi boğarak öldürür. Mithridates’in gözdesi Stratonikalı Monim ise ölüm haberini kurtuluş olarak görmüştür. Baş örtüsü ile asılmak isterken ince Tarent bezinden baş örtüsü kendisini taşıyamayıp kopar, ama Bakkhides’in soğuk kılıcı işi tamamlar.

Pomponius komutasındaki bir Roma süvari kıtası kendisini takip ettiğinden Mithridates, Bakkhides’in dönüşünü beklemeden, Komana’da fazla kalmayıp Ermeni Kralı Tigranes’e sığınmak üzere hareket eder.

Karşısında bir güç kalmayan Lucullus, başta Kabira olmak üzere, müstahkem Amasis hariç, ülkeyi bir uçtan bir uca yakıp yıkarak tahrip eder. Murena’nın daha önce zapt edemediği müstahkem Amisos’a hücum eder. Surlarını daha zayıf gördüğü Eupatoria’yı şiddetli bir çarpışma ile ele geçirir. Mithridates’in Helen kentlerini örnek alarak kurduğu Eupatoria kenti acımasızca yağmalanır. Eupatoria’nın düşmesi, Amisos’un kuşatılmasını kolaylaştırır. Bir gece vakti kaledekilerin ihtiyatsızlığından yararlanan Roma askerleri kente girince, Pontus askerleri gemilere binip evleri ateşe vererek kaçarlar. Roma askerleri önlerine çıkan insanları öldürerek yağma yaparken yangın gittikçe yayılır. Öldürülen ve yanan insanlardan ortalık mahşer gününe döner. Bu sırada şiddetli bir yağmur başlar ve büyüyen yangını söndürür. Şafak sökünce mamur Amisos kentinin, dumanı tüten harabe bir kent halini aldığı görülür. Amisos’un zaptından sonra Lucullus, iki yıldır savaşta olan askerlerini dinlenmeleri için kışlalarına gönderir. Kendisi Asya eyaletine giderken, Pontus’un başkenti Sinop’u ele geçirmek üzere bir Roma tümeni görevlendirir.

Sinop da müstahkem bir mevkidir. Ayrıca Bosfor kral naibi Makhares de oraya erzak yardımında bulunmaktadır. Üstelik kenti hadım Kleokharos’tan başka, komutanları Seleukos ve Leonippos olan on bin Kilikyalı korsan savunmaktadır. Altı ay ele geçirilemeyen kenti almak için MÖ 70 yılının ilkbaharında Lucullus gelir. İlk iş olarak Leonippos ile teslim müzakeresi yapar. Ama kaledekiler, kendilerini satmakla suçladıkları Leonippos’u parçalayarak öldürürler. Hadım Kleokharos yönetimi ele alarak kentte despotluk kurar. Bu arada Roma’ya bağlılığını bildiren Bosfor kral naibi Makhares de yardımı kesmiştir. Kenti savunamayacağını anlayan askerler, evleri yağmalayarak gemilere doldurdukları ganimetlerle Kafkaslara gitmek üzere denize açılırlar. Lucullus, kenti çarpışmadan ele geçirir. Romalılar savunmasız olan 8 bin kişiyi katlederler. Aynı yılın sonbaharında eski başkent Amasis da alınınca, Romalılar tarafından Anadolu’daki Pontus krallığının fethi tamamlanmış olur.

Mithridates’in sığındığı damadı Tigranes’in Ermeni krallığı o sırada Kura ırmağından Şeria vadisine, Media’dan Kilikya’ya kadar uzanmaktadır. Ancak son zamanlarda Ermenilerin Suriye ve aşağı Kilikya’yı ele geçirmesi, Roma’nın çıkarlarına ters düşmektedir. Buna rağmen Romalıların er geç sınırına dayanacağını tahmin edemeyen Tigranes, üç yıldır destek isteyen Pontus krallığına hiçbir yardım göndermemiştir. Buna rağmen, kendisine sığınan Mithridates’i Romalılara teslim etmez. Ne var ki Mithridatres ile hiçbir görüşme yapmadan bir kalede onu gözetim altında tutmaya başlar. Mithridates iki yıla yakın bir süre orada kalarak çaresizlik içinde ülkesinin Romalılar tarafından mahvedilmesini bekler. Lucullus’un Kapadokya’da Ariobarzanes ile kendisine hücum etmeye hazırlandığını öğrenen Tigranes, ancak MÖ 69 yılının ilkbaharında Mithridates’le görüşür. Mithridates’in emrine, krallığını geri almak üzere 10 bin süvari verir. Ne var ki Romalılara karşı gelmek için artık çok geç olmuştur.

Lucullus, 20 bin askerle Fırat’ı geçip, Tomisa’yı alır. Hiçbir mukavemetle karşılaşmadan Dicle’yi geçip, Ermeni krallığının yeni başkenti Tigranakert’e yönelir. Düşman burnunun dibine geldiğinde haberi olan Tigranes, hemen komutanlarından Mitrobarzanes’i Romalıların üzerine gönderir. Ama Mitrobarzanes bozguna uğrar. Bunu haber alan Tigranes kuzeye doğru çekilirken, Tigranakert’e Mankeos’u, Nisibis’e kardeşi Guras’ı komutan olarak bırakır. Suriye satrapı Magadat’a, vasalları Albania, İberia, Adiaben ve Atropaten krallarına, Babil Samilerine ve daha önce yanından ayrılmış olan Mithridates’e, Van’da kendisine katılmaları için haber gönderir. Hepsi de çağrıya uyarlar. Mithridates hemen Taxil’i göndererek, Roma ordusunun iaşe yollarının kesilmesi gerektiğini söyler. Fakat Tigranes, kendi ordunun sayıca fazla olmasına güvenerek öneriye kulak asmaz. Tigranakert, Romalı komutan Sekstilius tarafından kuşatılırken, Lucullus ilerlemeye devam eder.

Mithridates’in gelmesini beklemeden 80 bin kişilik ordusu ile Tigranes, Romalıları karşılamak üzere Dicle vadisine iner. Nehrin karşı kıyısında karargah kurmuş olan Roma ordusunu görünce bir de küçümser. Ama az olmasına karşın disiplinli olan Roma ordusu Dicle’yi geçip hücuma kalkar. Ermeni ordusunun merkezinde Tigranes, sağ kanatta damadı olan Atropaten kralı, sol kanatta Adiapen kralı olmak üzere Romalıları karşılarlar. Ancak Lucullus, Ermeni kuvvetlerini ovaya doğru çekerken, kendisi bir yolunu bulup bir kısım askerle tepeye çıkarak düşmanın geri hatlarına saldırır. Ermeni ordusunda kargaşalık çıkar, paniğe kapılan askerler dağılmaya başlarlar. Akşama kadar Roma askerleri kaçan düşmanlarını kovalayıp öldürmekle uğraşırlar. Tigranes savaş meydanında 30 bin ölü bırakarak canını zor kurtarır.

Bu bozgundan sonra Dicle’nin güneyindeki topraklar (Tigranakert dahil, Nisibis hariç) Romalıların eline geçer. Vasallar Roma tarafına bağlanır. Lucullus, Suriye’yi Kommagene prensi Antiokhos’a verir. Roma ordusu MÖ 69-68 kışında Gordyene’de dinlenir. Ancak Mithridates ve Tigranes için dinlenmek haramdır. Bütün bir kış boyu krallığı dolaşıp, Ermenilerden, Tiberlerden, Mardlardan ve Atropaten kralı idaresindeki Medlerden oluşan 40

(DEVAMI VAR)


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç