gulsehir.org.tr


ANADOLU KAPLANI MİTHRİDATES (6)

Tarih: 13-10-2019 19:35
626 Okunma

gönderdiği 40 gemiye karşılık, onun adamı tek gözlü Marius da Roma’nın Asya eyaleti valisi sıfatıyla Pontus ordusunda komutanlık yapmak üzere gönderilir.

Mithridates özellikle ordusunu Roma lejyonları gibi yeniden teşkilatlandırıp, Roma tarzı silahlarla donatır ve orduda lüksü yasaklar. Ordusunu savaşa her an hazır hale getirir. Romalılar da zaten Asya ve Kilikya eyaletlerinde bulundurduğu ikişer lejyonluk ordularıyla teyakkuzda beklemektedir.

Beklenen savaş daha önceki gibi yine verimli ve bereketli Bitinya topraklarında başlar. Roma, Bitinya Kralı Nikomedes ölünce Bitinya’yı ilhak eder ve Bitinya valiliğine Aurelius Cotta getirilir. Mithridates için savaş ilanı ile eşdeğer bu harekete cevap gecikmez. Bitinya’nın ölen kralının Kapadokyalı eşinden ve Mithridates’in yeğeni olan genç prens Nikomedes’i tahta geçirmek amacıyla Mithridates, MÖ 73 yılı ilkbaharında, 120 bin piyade, 16 bin süvari ve 100 tırpanlı arabadan oluşan ordu ile Bitinya üzerine yürür. Oğlu Diofantes idaresindeki başka bir orduyu da Kilikya’dan gelecek Roma ordusunu engellemek için Kapadokya’yı işgal etmek ve Toros geçitlerini tutmak üzere gönderir. Amiral Aristonik komutasında 400 savaş gemisinden oluşan donanma da Bitinya sahillerinde boy gösterir.

Bitinya halkı Pontus ordusunu sevgi tezahüratlarıyla karşılar. Bitinya valisi Aurelius Cotta’nın ordu ve donanması, sayıca üstün düşmandan korkup Kalkhedon’a çekilir. Mithridates, Kalkhedon önlerinde görününce, Cotta savaşı kabul etmek zorunda kalır. Burada yapılan savaşta Pontus ordusu, Romalıları mahveder; 8 bin askeri öldürür, 4 bin 500 askeri esir alır. Ayrıca donanma da 60 gemiyi ele geçirir. Ancak Kalkhedon zapt edilemez. Bitinya kısa zamanda fethedilince, Mithridates’in şanlı zaferi Anadolu’da çabucak duyulur.

Bu arada Kilikya’dan Lucullus komutasında yardıma gelen Roma ordusu, Kapadokya yerine Frigya’dan geçerek Sakarya üzerinden Bitinya’ya ulaşır. 30 bin piyade ve 2 bin 500 süvariden oluşan Lucullus’un ordusunun yaklaştığını haber alan Mithridates, kendisi Kalkhedon’un kuşatmasında kalırken, Sertorius’un adamı olan Romalı komutan Marius’un idaresindeki kuvvetleri önünü kapatması için gönderir. Ancak iki ordu savaşmaktan imtina eder. Marius geri çekilerek tekrar Mithridates ile birleşir. Mithridates, az bir kuvveti Kalkhedon kuşatmasında bırakarak, güneye doğru ilerlemeye başlar. Lucullus, Pontus ordusu ile savaşa yanaşmaz, ama onu takip ederek yıpratma taktiği uygular ve bir hata yapmasını bekler. Bu hata fazla gecikmez.

Mithridates, o zaman müstahkem ve mamur bir kent olan Kyzikos’u almaya niyet eder. Kolay lokma olduğunu sandığı Kyzikos, Kalkhedon’a da destek kuvvetleri göndermiştir. Bu Roma dostu kentin halkı, kendilerini çok iyi savunurlar. Bütün ordusunu bu adaya geçiren Mithridates’in hemen alacağını zannettiği kent, kahramanca direnir. Kuşatma uzayınca bir aralık çıkan fırtınada, kaleye hücum etmek için üzerlerine kule yapılmış gemiler dengelerini kaybederek batar ya da kayalara çarpıp parçalanır. Binlerce asker boğulup ölür. Mithridates geri çekilmeye niyetlenirken, Lucullus’un çekilme hatlarını tutmuş olduğunu görür. Artık mecburen kuşatmaya devam eder. Ancak bu zapt olunmaz kale önünde boş yere ve inatla kuvvetlerini zayıflatır. Kış gelince deniz yoluyla erzak getirmek de zorlaşır. Ordu gıdasızlık ve hastalıktan kırılmaya başlar. Bunun üzerine Mithridates, MÖ 73 yılının kış mevsiminde elinde kalan gemilere yükleyebildiği asker ve eşyalarla Marmara denizine açılır. Diğer 30 bin askeri de Marius’un komutası altında Lampsakos’a doğru yola çıkarır.

Ne yazık ki bu kez de savaş tanrıları Mithridates’ten yana değillerdir. Mithridates’in, Anadolu’nun diğer taraflarına daha önce gönderdiği kuvvetler de en az kendisi kadar şanssızdırlar. Kalkhedon’dan sonra Frigya ve Asya eyaletini ele geçirmesi için Eumak idaresinde gönderilen ordu, Frigya’dan Kilikya’ya kadar gider. Ancak dönüşte Tolistoboi Galatları Tetrarkı Dejotaros tarafından ayaklandırılan Frigya’da perişan olur. Fannius ve Metrofan idaresindeki ordu da Misya’da Mamercus tarafından mağlup edilir. Julius Caesar, Karya’ya kadar gelmiş Pontus kuvvetlerini püskürtür. Pontus donanmasının büyük bir parçası Ege denizinde Roma donanması tarafından batırılır. Lampsakos’a doğru yola çıkan Marius komutasındaki 30 bin Pontus askeri, Granikos çayı kenarında Lucullus’un askerleri ile karşılaşır. Yapılan savaşta Pontos askerleri Lampsakos’a doğru geri çekilir. Parion’daki Pontus gemileri yardıma gelip, Lucullus’un kuşatmasından askerleri ve halkı kaçırarak kurtarır (MÖ 72 ilkbaharı).

Bir yıl önce hızla ve görkemle başlayan Mithridates’in seferi ne yazık ki hazin ve feci bir şekilde çabuk sona erer. 150 bin kişilik ordudan sadece 20 bin kişi kalmıştır. Fakat inatçı Pontus Kralı Mithridates yine de yılmayıp, hemen pes etmez. İspanya’daki Romalı müttefiki Sertorius’un katledilmiş olduğunu öğrenmesine rağmen, Marmara denizinde altı ay daha mücadelesine devam eder. İspanya’ya önceden yardım için göndermiş olduğu gemileri karşılaması için Marius komutasında 10 bin askerden oluşan bir filoyu Ege’ye gönderir. Ancak Lucullus, Asyalı müttefiklerinden oluşmuş bir donanma ile Tenedos ve Neia adasında iki kez yapılan savaşta Pontusluları yenerek ortadan kaldırır. Romalı komutan Marius idam, yardımcısı Paflagonyalı Aleksander zafer alayı için esir edilir. Diğer yardımcısı hadım Diorisos da kendini zehirler.

Bundan sonra Roma kuvvetleri, Mithridates’in Bitinya kentlerine yerleştirdiği garnizonları temizlemeye koyulurlar. Apameia ve Prusa zaptedilir. Mukavemetleri sarsılan diğer kentlerden Kios ve Nikeia, Roma’nın gazabından korkarak Pontus garnizonlarını Nikomedia’ya atarlar. Mithridates, Nikomedia’da toplanan Pontus askerlerini almak için elinde kalan gemilerle gelir. Gemilere doluşan Pontuslular Bitinya’ya veda ederler. Ancak kötü şans Mithridates’i bırakmaz. Donanma Karadeniz’e açıldığında büyük bir fırtınaya tutulur. 60 gemi batar ve 10 bin kişi denizde boğulur. Sahiller parçalanan gemi enkazı ve insan cesetleri ile dolar. Fırtınadan kurtulan Mithridates, ağır tonajlı kendi kraliyet gemisi yanaşamadığından korsan Seleuko’nun gemisi ile Mariandines sahilindeki Hypos ırmağı ağzında karaya çıkar. Fırtınadan artakalan gemiler burada toplanırlar. Herakleia’nın yöneticisi eski dost Lamakhos, onlara şehrin kapılarını açar. Burada 4 bin askerden oluşan bir garnizon bırakan Mithridates önce Sinop’a gider, oradan Amisos’a geçer. Savaş kurdu burada yeni bir ordunun hazırlıklarına girişir. Bosfor’daki oğlu Makhares’ten, Ermeni Kralı Tigranes’ten ve Partlardan yardım talep eder. Ama düşenin dostu olmaz misali, oğlu dahil hiçbiri yardıma yanaşmaz.

Bu arada Nikomedia’yı alan Roma komutanı Lucullus, Mithridates’i hemen takip etmek için emirler verir. Cotta’yı Herakleia’ya, İspanya’dan gelecek olan Pontus filosunu beklemesi için Triarius’u Marmara denizine gönderirken, kendisi de karadan Pontus üzerine yürür. Bitinya’yı ve Galat Tetrarkı Dejotaros yardımıyla Galatya’yı üç ayda geçer. Pontus’a girince hiçbir mukavemetle karşılaşmaz. Yeşilırmak deltasına doğru ilerleyip, Amisos ve Themiskyra’yı kuşatır. Ancak bu iki kale umulmadık bir savunma ile Romalıları bir yıldan fazla oyalar. Mithridates, bu sırada ordusu ile Kabira’daki karargahına çekilmiştir. Oradan her iki kaleye de takviye ve erzak göndermektedir.

Bu arada 80 yelkenliyle İspanya’dan dönen Pontus filosu, Tenedos açıklarında, Triarius komutasındaki Roma donanması tarafından bozguna uğratılır. Artık Mithridates’in elinde 40 bin piyade ve 4 bin süvariden başka bir ordu yoktur.

MÖ 71 yılı ilkbaharında Lucullus, doğrudan Mithridates üzerine yürür. Mithridates’in akrabası olan Feniks, ihanet ederek Eupatoria kentini çarpışmasız Romalılara teslim eder. Mithridates, askerlerini Lykos kıyısına yerleştirerek, Romalıları orada bekler. Bu sırada Laodikeli Menandros idaresindeki Pontus süvarileri, Fanarca ovasında Roma süvarilerini bozguna uğratır. Bunun üzerine Lucullus, Paryadres dağları istikametinde geri çekilir. Mithridates geçitleri tutarak onu takip eder. Ancak ne var ki bir grup Helen, kapana kısılan Lucullus’u gece patika bir yoldan Mithridates mevzilerinin arkasına götürür. Mithridates ordusu, ertesi gün Lykos ovasına hakim bir yerde Romalıların karargah kurmuş olduklarını görünce şaşırır.

(DEVAMI VAR)


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç