gulsehir.org.tr


ANADOLU KAPLANI MİTHRİDATES (4)

Tarih: 08-10-2019 14:01
587 Okunma

askerle onu takibe başlar. Nikomedes, Mithridates’in ordusu ile geldiğini duyunca mümkün olduğunca uzaklaşıp, Frigya’daki Cassius’un yanında soluğu alır. Mithridates’i karşılamak için Belleos vadisinde bekleyen Romalı komutan Aquilius’un yerlilerden oluşan ordusu panikleyerek hiç savaşmadan dağılır. Aquilius’un kalan kuvvetleri geri çekilmeye çalışırken, Neoptolemos komutasındaki öncü birlikler onlara yetişir. Hemen hemen bütün askerleri imha edilen Aquilius karanlıktan yararlanarak tek başına kaçıp, Bergama’ya zor sığınır.

Üzerine gelen Pontus ordusundan çekinen Asya valisi Cassius ise savaşmaya cesaret edemeyip, Frigya’daki Leontosefale kalesine ve bir süre sonra da güvenemediği yerli askerlere yol verip, emrindeki Roma lejyonuyla Meander Apameia’sına çekilir. Bu arada Kapadokya’daki savaşta yenilen Kilikya valisi Oppius da Lycos Laodike’sine kapanır. Bitinya ve Asya eyaletinin birleşik filosu da ordularının yenilgisi üzerine çarpışmadan teslim olur.

Mithridates’in karşısında artık onu durduracak bir ordu kalmamıştır. Bütün Anadolu, önünde savunmasız durumdadır. Mithridates’in ordusu, Laodike’yi kuşatarak, Romalı vali Oppius’u birkaç gün içinde ele geçirir. Bu arada vali ve komutanlardan Aquilius, Bergama’da kendini güvende hissetmeyip Midilli’ye, Cassius ve Manlius Maltinus ise Rodos’a kaçmıştır. Bitinya Kralı Nikomedes ile Kapadokya Kralı Ariobarzanes de yeniden İtalya’nın yolunu tutmuşlardır.

Pontus ordusu MÖ 88 yılında Roma ve Bitinya ordularını hezimete uğrattıktan sonra, Frigya, Misya, İyonya topraklarından oluşan Asya ile Dağlık Kilikya ve Pamfilya eyaletlerini ve Bitinya krallığını tamamen fethetmiştir. Efessos, Tralles, Meander Magnesia’sı gibi kentler Mithridates’i kurtarıcı olarak karşılamışlar, ona “Asya’nın büyük kurtarıcısı”, “büyük ata”, “yeni Dionysos” gibi unvanlar vermişlerdir.

Midilli’de hasta olarak ele geçirilen Aquilius türlü işkencelerden sonra Bergama’da öldürülür. Anadolu’daki bütün Romalıların öldürülmesi kararı alınır ve 100 bin Romalı hemen her kentte aynı günde katledilir. Böylece Anadolu’daki Romalı asker ve sivilin kökü kazınır. Mal ve mülkleri talan edilir. Mithridates, ele geçirilen ganimetler ve Bergama’daki Attalos’un hazinesinden dolayı halktan vergi alınmayacağını ilan eder. Anadolu’nun yeni kralı artık Mithridates’tir.

Anadolu’dan sonra gözünü Yunanistan’a diken Mithridates, Atinalı Aristione ile anlaşıp Romalıların oradan atılmasını sağlar. Delosluların Roma taraftarlığından vazgeçmemesi üzerine Arkhelaos komutasındaki Pontus donanması Atinalılarla birlikte adayı yağmalar ve 20 bin erkeği kılıçtan geçirip, kadın ve çocukları esir ederler. Alınan ganimetler paylaşılır. Artık Karadeniz’den sonra Ege de Mithridates’in denizi olur. Bütün Kıta Yunanistan’daki kentler, Roma’nın Makedonya’ya giren Thraklarla uğraşması dolayısıyla Roma egemenliğinden ayrılırlar.

Ege denizinde zapt edilemeyen sadece Rodos adası kalır. Mithridates’ten kaçan Romalı komutanlardan Cassius ve Maltinus’un da iltica ettiği Rodos’u almak için, amiral Damagoras idaresindeki Pontus donanması, bizzat Mithridates ile birlikte hemen yola çıkar. Ancak uzun süren kuşatma sonunda Rodos adası zapt edilemez. MÖ 88 yılının kış mevsimi yaklaştığından Mithridates, kuşatmayı kaldırıp Bergama’ya döner. Burada, Stratonikeli Monim ile görkemli bir düğün yaparak evlenir.

Bergama’yı kendisine merkez yapan Pontus kralı Mithridates, devletini yeniden teşkilatlandırıp, Attalos hanedanlığını diriltmek arzusuyla, krallığının görkemi ve gücünün bir işareti olarak altın sikkeler darp ettirir. Ne var ki Roma, bu yeni Anadolu devletinin filizlenmesine rıza göstermeyecektir.

MÖ 87 yılının başında Roma’da hakimiyeti ele geçiren Cornelius Sulla, Pontus kuvvetlerinin Yunanistan’da ilerlemelerini durdurmak ve Kıta Yunanistan’ı tekrar zapt etmek üzere 30 binden biraz fazla sayıda ordu ile Epir kıyısına çıkarma yapar. Sulla kuvvetleri Teselia ve Etolia arasından Beotia’ya girer girmez, Attika ve Euboia haricinde Thebai başta olmak üzere güneydeki bütün kentler Roma tarafına geçerler. Bunun üzerine Pontus ordusu komutanı Arkhelaos Pire’ye, yerel ordunun komutanı Aristione de Atina’ya çekilir. Sulla, her iki kenti de kuşatır, ama ele geçiremez. Roma ordusunun bir kısmı diğer Helen kentlerini yağmalayıp tahrip ederler.

Roma ordusu Yunanistan’da oyalanırken, Mithridates’in oğlu Kapadokya Kralı Ariarathes ile Pontus komutan Taxil, Trakya ve Makedonya’nın zaptı ile uğraşmaktadırlar. Bundan dolayı Yunanistan’da kuşatma altındakilere yardım gönderemezler. Ne var ki kuşatmaya daha fazla dayanamayan Atina MÖ 86 yılının baharında düşer, Roma ordusu kenti yakıp yıkar, bütün Atinalıları öldürür. Aristione, az bir kuvvetle Akropol’e sığınır. Atina düşünce, Sulla, Pire’ye daha fazla baskı ile saldırır. Arkhelaos bunalıp kenti terk ederek, ordusu ve donanması ile Münichie yarımadasına çekilir. Pire, Romalıların yağma ve tahribine bırakılır. Sulla, donanması olmadığından Pontus kuvvetlerine saldırmaktan çekinir. Bu arada bir türlü Atina ve Pire’nin yardımına gidemeyen Ariarathes, ancak iş işten geçtikten sonra Makedonya’dan güneye doğru yola çıkar. Mithridates, oğlunun bu ağır davranmasının cezasını hemen zehirleterek verecektir. Komutanlık Taxil’e geçer. Sulla, kendisine Roma’dan yardıma gelen Hortensius ile birleşerek Taxil’in üzerine yürür. Bunun üzerine Arkhelaos da Taxil ordusu ile birleşir. Pontus ve Roma ordusu Beotia’daki Chaeronea’da karşılaşırlar. Burada yapılan şiddetli bir savaşta Arkhelaos ve Taxil’in 60 bin kişilik ordusundan ancak 10 bini sağ kalır. Onlar da savaş alanından kaçarak Khalkis’e sığınırlar. Sulla, donanması olmadığından onları ancak Euripus’a kadar takip edebilmiştir. Bu arada Atina Akropol’üne kapanan Aristione de açlık ve susuzluktan teslim olur. Sulla, zafer alayında onu teşhir ettikten sonra zehirleyecektir.

Ordusunu dinlendiren Sulla, Yunanistan’da Roma idaresini sağlamlaştırmaya çalışırken, Roma Senatosu doğuya yeni baş komutan olarak Valerius Flaccus’u, vali olarak da Flavius Fimbria’yı atar. İki lejyon askerle Sulla’nın üzerine yürüyen Flaccius, onun ordusunun kendi ordusundan üç kat fazla olduğunu görünce savaşmaktan vazgeçip, teğet geçerek Makedonya’ya doğru gider.

Bu arada Mithridates, Dorylaos kumandasında 70 bin piyade, 10 bin süvari ve 70 savaş arabasından oluşan bir orduyu deniz yoluyla Arkhelaos’a yardıma gönderir. Arkhelaos’un 10 bin askerini de alan Pontus ordusu Beotia’ya girer. Sayıca az olmasına karşın Sulla da ordusu ile Beotia’ya gelir. Orkhomenos yakınındaki Kopais gölünün kıyısında büyük bir savaşa tutuşan iki ordu iki gün kıyasıya çarpışır. Ne var ki üstün gelen taraf disiplinli Roma ordusu olur. 50 bin ölü ve 25 bin esir veren Pontus ordusu yine hezimete uğrar.

Yunanistan’da ardı ardına gelen yenilgiler Pontus krallığını güç durumda bırakmıştır. Bu arada Anadolu’da da durum parlak değildir. Galat Tetrarkları ile yaşanan sorunda Tetrarkların çoğu öldürülür. Sakız adası halkı da sürgüne gönderilip, malları yağma edilir. Efessos halkı, aynı şeylerin başlarına geleceğinden korkup ayaklanırlar. Bunu gören diğer kentler de isyana katılır. Mithridates, ayaklanmaları bastırmak için çeşitli önlemler almaya girişir. Ancak Mithridates’in gittikçe despot bir yönetime kayması, Anadolu halkının, iki yıl önce atılan Romalıları artık kurtuluş umudu olarak görmesine yol açmıştır.

Bu arada Makedonya’daki Thrakları yenen Flaccius idaresindeki Roma ordusu, Anadolu’ya geçmek için MÖ 85 yılı başında Bizans önlerine gelir. Bu arada Fimbria’nın kışkırtmalarıyla ordu ayaklanıp Bizans’ı yağmalar. Komutan Flaccius ise Khalkedon’a ve oradan da Bitinya’daki Nikomedia’ya kaçar. Fakat burada askerler tarafından yakalanıp öldürülür. Fimbria, senato tarafından Flaccius’un yerine geçirilir. Bitinya’yı işgale başlayan Fimbria, önce Nikomedia’yı yağmalatır.

Yunanistan’da sıkışıp kalan Sulla ve Arkhelaos arasında, MÖ 85 yılının başlarında Delion’da barış görüşmeleri yapılmaya başlanır. Ayrıca Arkhleaos, Sulla ile gizlice bir anlaşma yaparak kendi başının çaresine de bakmıştır. Anlaşmaya göre Pontus kralı üç yıl önceki sınırına çekilecek, Sulla’ya da 70 gemi verecektir. Anadolu’daki isyanlardan başka Yunanistan ve Makedonya’nın Sulla’nın, Bitinya’nın da Fimbria’nın eline geçtiğini, bir yandan da Bergama’nın kuzeyden Fimbria ve güneyden Sulla’nın yardımcısı Licinius Lucullus

(DEVAMI VAR)


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç