gulsehir.org.tr


KARAY TÜRKLERİ VE REFİK HALİT KARAY

Tarih: 20-09-2017 19:09
4114 Okunma

Karay (Karaim) Türklerini daha çok Hazar Türkleri diye biliriz. 2017 Kurban Bayramı tatilinde Litvanya’nın Trakai ilçesine yani Karay Türklerinin yaşadığı ilçeye gitme ve Karay Türklerinin tarihlerini orada yaşayan Aleksandar isimli babası Azeri kökenli olan, Litvanya Vilnius Üniversitesi Şarkiyat Bölümü Türkoloji bölümü öğretim üyesinden öğrenme fırsatım oldu. Karay (Karaim) Türkleri hakkında ülkemiz halkının yeterince bilgisi olmadığı da bilinmektedir.

Litvanya, Baltık kıyısında yaklaşık iki milyon sekiz yüz bin insanın yaşadığı, Sovyet bloğundan ayrılmış, geçimini hayvancılık ve ormancılık ile sağlayan bir ülke. Halkın önemli bir bölümü ateist, ülkede az sayıda Karay ve Tatar Türkü yaşamaktadır. 

Vilnius iline yakın turistik bir ilçe olan Trakai ilçesinin tarihi oldukça ilginç. Trakai ilçesinde gölün kenarında lüks bir lokantaya gittiğimizde Karay Türkü olduğunu söyleyen bir patron ile tanıştım. Bize Trakai Kalesini göstererek “burayı atalarımız yaptı” dedi. Sonra da başladı anlatmaya. Önceden beş bin kişinin yaşadığı ve tamamen Karay Türklerinin yaşadığı bir ilçe iken bugün 30-50 arasında Karay Türkünün yaşadığı bir ilçe olmuş. Litvanyalılar her yaz bu şirin ilçeye mutlaka geliyorlar.

Litvanya Vilnius Üniversitesi, Şarkiyat Bölümü Türkologlarından öğretim görevlisi Bay Aleksandar’ın verdiği bilgiye göre Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde bu ilçeden çok sayıda Karay Türkünü İstanbul Karaköy’e götürerek oraya yerleştirmiş. Karaköy isminin de Karay Türkleri tarafından verildiğini de aynı Türkolog ifade etmektedir. Kimi araştırmacılara göre de “Karayköy” zamanla “Karaköy” e dönüşmüştür.

Halen Türkçe konuşan Karay Türkleri Yahudiliği benimsemişler ve Yahudi olmayan kişilerle evlenmediklerinden dünyada nüfuslarının bir hayli azaldığı bilinmektedir. Litvanya Vilnius Üniversitesi, Şarkiyat Bölümü derlemelerine göre dünyada 35-40 bin arasında Karay Türkü yaşamaktadır. Bunların 50 kişisi İstanbul’da; kalanı, İsrail, Litvanya, Ukrayna, Polonya, ABD ve Fransa’da yaşamaktadır.

Hitler’in Yahudilere yönelik katliam girişiminden Karay Türklerinin de zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Zira Prag yakınlarındaki Terezin Nazi Kampının yanındaki mezarlıkta sayıları 150’yi geçen Karay Türkü yatmaktadır. Bu mezarları geçtiğimiz yıllarda Terezin Kampını ziyaretim esnasında bizzat görmüştüm.  

Kuzey-Batı grubu Türk lehçeleri arasında bir çağdaş Kıpçak temsilcisi olan Karayca, uzun yıllar Trakya, Haliç ve Kırım diyalektleri olmak üzere üç kolda devam etmiştir.  Kırım Karaycası pratikte kullanılmayan bir diyalekt olmasına rağmen günümüzde Kırım, Litvanya ve Moskova’da yaşayan Karay toplulukları tarafından canlandırılmak istenmektedir.  Diğer bölgelere oranla en derli toplu ve canlı Karay nüfusu Trakai’dedir. Türkçe konuşan Karay bilginleri, İbranice yazılmış olan Kutsal Kitabı Kıpçak Türkçesine çevirmişlerdir. Bu çevirilerden sadece birkaçı basılmıştır.  Özellikle Türkiye’de bu alanda çok az Türkolog tarafından çalışmalar yapılmaktadır. Böylelikle Türkiye’de bu alana gereken önemin verilmediğini ortaya koymaktadır.

Ülkemizde Karay Türkleri çok az bilinmektedir. Oysa ünlü yazarımız Refik Halit Karay’ın da bir Karay Türkü olduğunu çoğumuz bilmeyiz (Savaş Artanç 13.01.2012 İnternet Sitesi). Oysa Refik Halit Karay ülkemizde çok sayıda eser veren ciddi bir yazardır. Ünlü Yazar Cengiz Dağcı romanlarında Karay Türklerini “Kırımçak” olarak tanımlamıştır.

Refik Halit Karay 15 Mart 1888 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Ailesi Kırım’dan Önce Mudurnu’ya, oradan İstanbul’a göçen Karaim kökenli Karakayış olarak bilinen bir ailedir. Babası Maliye başveznedarı Mehmet Halit Beydir. Karay ailesi zengin bir ailedir.  Bu durum Refik Halit’in yaşam biçimini de etkilemiştir. Refik Halit, yemeğe, eğlenceye, içkiye ve kadına düşkündür. Bohem tipi yaşam seven birisidir. (Arslan Tekin a.g.e s,316) Hiciv ve mizah yönü çok güçlü olan ve İstanbul Türkçesini de çok iyi kullanan bir yazar olarak bilinir. Eserlerinde geçmişi ve ailesi ile ilgili atıflara genellikle yer vermemiştir.

Refik Halit Karay (1888-1965), en çok roman alanında eser veren, müzmin bir muhalifti. Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal karşıtı olarak bilinir. Bu nedenle de “yüzellilikler listesi”ne alınarak sürgün edilmiştir. Bu konuyu Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Gençlik ve Edebiyat Hatıraları” adlı kitabında okuyabilirsiniz (s. 47).

Önemli ve değerli bir yazar olan Refik Halit Karay’ın İttihat ve Terakki ile de arası iyi değildi. Sinop’a sürgüne gönderildi. 1918’de Ziya Gökalp’in çabalarıyla İstanbul’a döndü. Damat Ferit Paşa’nın dostluğu sayesinde, mütarekeden hemen sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na katıldı. 1919’da Posta ve Telgraf Umum Müdürü oldu. İzmir’in işgalinden sonra Anadolu Hareketi’yle İstanbul Hükümeti arasında yaşanan telgraf krizinde İstanbul Hükümeti’nin tarafını tuttu. İstanbul’un düşman işgalinden kurtarılışının ardından 1922’de Beyrut’a kaçtı. 15 yıllık kaçak hayatından sonra 1938’de af çıkarılmasıyla yurda dönebilmiştir.  

Refik Halit Karay, Eşref, Şehrah, Kalem ve Cem dergilerinde imzasız veya Kirpi takma adıyla yayımladığı siyasi yazı ve hicivlerinden dolayı bir çok kesimi rahatsız etmiştir. Refik Halit Karay 1919-1922 yılları arasındaki Posta ve Telgraf Umum Müdürü görevi ile Osmanlı’da bu kuruluşun son genel müdürüdür. Eskici isimli öyküsünde, yurt dışında yaşayan Türklerin vatan hasreti çok güzel bir Türkçe ile anlatılmaktadır.

Yararlanılan kaynaklar;

-Abdulkadir Özbek, Karaycadaki Alıntı Kelimler, Gazi Türkiyat Dergisi, Bahar 2015/16, s.143-164

-Arslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ankara 2005.

-Gülüzar İyioğlu, Refik Halit Karay’ın Hikayelerinde Değişim, İstanbul Kültür Üniversitesi SBE. Yüksek Lisans Tezi, 2011.

-Savaş Artanç, 13.01.2012 İnternet söyleşi paylaşımı…


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç