gulsehir.org.tr


Mustafa Kemal Ankara'da

Tarih: 11-02-2015 00:17
1635 Okunma
27  Aralık  1919 tarihi sonrasında yaşananlar...
 
Mustafa  Kemal, ekibi ile Ankara'ya geldiklerinde para sıkıntısı  çekmekteydiler. Bir  hafta boyunca iaşelerini  Ankara Belediye  Başkanı temin etmişti.  
 
Bir gece, Ankara  Müftüsü  Rıfat Efendi  onları ziyarete gelmişti. Kahve ikram edeceklerdi Müftü Efendiye ama şeker yoktu. Çünkü şeker alacak  paraları yoktu ve para sıkıntısı içindeydiler. 
 
Mustafa  Kemal'in ekibinden Mazhar Müfit,  mahcubiyetinden ''Müftü Efendi, zannımca kahve içmezsiniz,  değil mi'' diye sordu. Müftü Efendi de ''Evet, içmem'' diye cevap verdi. Mazhar Müfit, ''Ya  sigara'' deyince, ''Onu da  kullanmam''  dedi.  
 
Müftü Efendi, onların para sıkıntısı çektiklerini biliyordu. Bundan  dolayı  tebessüm  ederek, "Sizin  biraz sıkıntıda olduğunuzu öğrendik. Az da olsa  biraz yardımda bulunmayı  vazife bildik." diye konuştu. 
 
Mazhar Müfit, işi bozuntuya vermek istemediğinden, paralarının  olduğunu, ancak  parayı almak için bir de Mustafa Kemal ile görüşmek istediklerini söyledi. 
 
Müftü Efendi de daha önce  bu hususu  Paşa ile görüştüğünü, teklif edilen paranın  Mazhar  Müfit'e  verilmesini söylediğini belirtti. 
 
Bundan sonra Müftü Efendi, cebinden çıkardığı  "bin lira" kağıt parayı Mazhar  Müfit'e takdim ederek, emir üzerine şeker alındı ve  kahve ikram edildi.  
 
Müftü Efendi, ''Şeker pahalı, hesap lazım! Size gelen giden çok olur,  başa çıkılmaz!'' diye de bir espri yaptı. 
 
Bu olaydan da anlaşılıyor ki,  heyetin para sıkıntısı çektiğini  fark eden Ankara  esnafı,  aralarında topladıkları "bin lirayı"  müftü ile göndermişlerdi. 
 
Ankara Müftüsü  Rıfat  Efendi,  daha sonraki yıllarda  Diyanet İşleri Başkanı olan Rıfat Efendidir. 
 
İşte, Mustafa Kemal'in  Ankara'daki ilk yılları böyle geçmiştir. 
 
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin  ne şartlarda, ne yokluklar içinde  kurulduğunu ve sıfırdan başlayarak yeni bir devlet yaratıldığını 90 yılda ne çabuk unuttuk, ki bir milletvekili çıkmış, müstevlilerin yıktığı imparatorluğa özlem duyuyor. 
 
Türkiye Cumhuriyeti, müstevlilerin yıkıp yaktığı Osmanlı'nın küllerinden yeniden doğan, yeniden dirilen bir Zümrüdü Anka'dır. Cumhuriyetimizin  kıymetini bilelim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç